Fransa'da borç krizi alarmı: Avro Bölgesi yeni bir tehditle karşı karşıya

Fransa'da kamu borcu, siyasi belirsizlik ve yükselen borçlanma maliyetleri Avro Bölgesi'nde yeni bir borç krizi endişesini gündeme taşıdı. Ülkenin borç stokunun 3,596 trilyon avroya ulaşması ve faiz ödemelerinin bütçenin en büyük harcama kalemi haline gelmesinin beklenmesi piyasalardaki baskıyı artırıyor.

Fransa’da borç krizi alarmı: Avro Bölgesi yeni bir tehditle karşı karşıya

Oluşturma Tarihi 06 Ekim 2026 12:23

Avro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi Fransa, kamu maliyesindeki bozulma, siyasi kriz ve artan toplumsal tepkilerin aynı anda derinleştiği bir dönemden geçiyor. Kamu açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 5,8'ine ulaşması ve toplam kamu borcunun 3,596 trilyon avroya yükselmesi, ülkenin borç sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri artırırken, risklerin diğer Avro Bölgesi ülkelerine yayılabileceği tartışılıyor.

Fransa'nın borçlanma maliyetlerindeki yükseliş tahvil piyasalarında baskıyı artırırken, avro da dolar karşısında yaklaşık 1,5 yılın en düşük seviyesi olan 1,116 sınırına kadar geriledi.

FRANSA EKONOMİSİ YAPISAL BORÇ BASKISI ALTINDA

Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü (INSEE) ve hükümet verilerine göre ülkenin genel kamu açığı GSYH'nin yüzde 5,8'ine ulaştı. Bu oran, Avrupa Birliği'nin yüzde 3'lük tavanının üzerinde bulunuyor. Hükümet, kamu açığını 2027'de yüzde 5 seviyesine çekmeyi hedefliyor.

1974'ten bu yana bütçe fazlası veremeyen Fransa'da vergi gelirleri yavaş büyürken kamu harcamaları yapısal olarak artmaya devam ediyor. 2017'den bu yana ülkenin borç stokuna eklenen 1,3 trilyon avronun yarısından fazlası Kovid-19 salgını ve enerji krizleri kaynaklı harcamalardan oluşurken, kalan bölüm hanehalkı ve şirketlere yönelik vergi indirimlerinden kaynaklandı.

Fransa'nın toplam kamu borcunun GSYH'ye oranının 2027'de yüzde 121,7'ye yükselmesi öngörülüyor. Mevcut durumda 3,596 trilyon avroluk nominal borç stoku, GSYH'nin yaklaşık yüzde 119'una karşılık geliyor.

Analistler, nominal büyüme oranlarının borçlanma faizlerinin altında kalmasının Fransa'yı yapısal bir borç tuzağına sürüklediğine dikkat çekiyor. Ülkenin kamu borcunun GSYH'ye oranı, Maastricht kriteri olarak kabul edilen yüzde 60 seviyesinin de iki katından fazla.

FAİZ ÖDEMELERİ BÜTÇENİN EN BÜYÜK KALEMİ OLUYOR

Fransa'nın kronik bütçe açıkları, ülkeyi her yıl piyasalardan daha fazla borçlanmaya yönlendirirken artan faiz oranları borç servis maliyetini de yükseltiyor.

2020'de sıfıra yakın seviyelerde bulunan borçlanma faizleri, küresel sıkılaşma ve yatırımcı güvenindeki gerilemeyle yüzde 4,5 seviyelerine kadar çıktı.

Fransa'nın yıllık faiz ödemelerinin 65 milyar avroya ulaşması bekleniyor. Bu tutarın bütçenin yaklaşık yüzde 7'sine denk gelmesi ve faiz yükünün ülke tarihinde ilk kez ilköğretim ve ortaöğretim harcamalarını geride bırakarak devlet bütçesinin en büyük tekil harcama kalemi olması öngörülüyor.

Analistler, ekonomik büyümenin borçlanma faizlerinin altında kalması halinde faiz ödemelerini karşılamak için daha fazla borçlanılması gerekeceğini ve bunun bir "kar topu etkisi" yaratabileceğini belirtiyor.

54 MİLYAR EUROLUK TASARRUF PAKETİ SOKAKLARI HAREKETLENDİRDİ

Başbakan Sébastien Lecornu liderliğindeki azınlık hükümeti, bütçe açığını 2027'ye kadar yüzde 5 seviyesine çekmek amacıyla 54 milyar avroluk tasarruf paketi hazırladı.

Ancak bütçe kısıntıları toplumun farklı kesimlerinden tepki gördü. İtfaiyeciler ve kamu çalışanlarının ardından lise ve üniversite öğrencileri de eylemlere katıldı.

Öğrenciler eğitim bütçesinin artırılmasını talep ederken bazı liselerin girişleri barikatlarla kapatıldı. Bazı kentlerde çöp konteynerleri ateşe verildi ve ana yollarda barikatlar kuruldu.

Eylemler sırasında polisin öğrencilere yönelik müdahalesi de siyasi tartışmalara yol açtı. Verilen bilgilere göre olaylarda 170 öğrenci, 65 eğitim personeli ve 600'den fazla kolluk kuvveti yaralandı. 5 binden fazla kişi hakkında yasal işlem yapılırken, ülke genelindeki liselerin yaklaşık yüzde 10'una karşılık gelen 400 okulda yüz yüze eğitime ara verildi.

ENFLASYON SATIN ALMA GÜCÜNÜ BASKILIYOR

Fransa'da AB uyumlu yıllık enflasyon, eylülde yüzde 2,6'dan yüzde 3,4'e yükseldi. Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol ve doğal gaz fiyatları üzerindeki etkisi enflasyon baskısını artırdı.

Enerji fiyatları eylülde yıllık bazda yüzde 21,2 yükselerek enflasyondaki artışın temel nedenlerinden biri oldu.

Fiyat artışlarının ardından yeniden organize olan Sarı Yelekliler Hareketi, eğitim bütçesinin artırılmasının yanı sıra enerji fiyatlarının dondurulması ve büyük şirketlere ek vergiler getirilmesini talep etti.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görev süresinin sonuna yaklaşırken, muhalefet partileri bütçe kesintilerine parlamentoda karşı çıkıyor. Meclis çoğunluğu bulunmayan hükümetin bütçeyi yasalaştırma çabası siyasi belirsizliği artırıyor.

AVRODA DEĞER KAYBI HIZLANDI

Fransa'daki siyasi ve mali gelişmeler avro üzerinde de baskı oluşturdu. Avro, yeni işlem haftasına sert değer kaybıyla başlayarak 1,12 dolarlık psikolojik seviyenin altına geriledi.

Analistler, avrodaki değer kaybında Fransa'nın kamu maliyesine ilişkin artan endişelerin yanı sıra ABD ile Avrupa arasındaki faiz farkının açılmasının ve yükselen petrol fiyatlarının etkili olduğunu belirtiyor.

Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, "Geçtiğimiz aylarda tahvil piyasalarındaki dalgalanmalardan büyük ölçüde etkilenmeyen avro, artık bu endişelerin merkezine yerleşti. Yatırımcıların kaygıları artık yalnızca Fransa ile sınırlı değil" değerlendirmesinde bulundu.

TAHVİL PİYASASINDA 2012 BORÇ KRİZİ ENDİŞESİ

Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık devlet tahvilleri arasındaki faiz farkı da yatırımcıların ülkeye yönelik risk algısındaki bozulmayı gösterdi. Söz konusu faiz makası geçen hafta 32 baz puan genişleyerek 141 baz puana çıktı ve dün 150 baz puanı zorladı.

Bu hareketin 1990'dan bu yana kaydedilen en büyük haftalık genişleme olduğu belirtildi.

ING Gelişmiş Piyasalar Ekonomisti James Smith, Fransa'nın parçalanmış siyasi yapısı nedeniyle bütçe açığını yüzde 6'nın altına indirmekte büyük bir çıkmaz yaşadığını ifade etti.

Kurum ekonomistlerinin hazırladığı ortak analizde de azınlık hükümetinin sunduğu 54 milyar avroluk yeni bütçe planının tahvil piyasalarında kalıcı bir rahatlama sağlamasının zor olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Deutsche Bank Analisti Jim Reid ise "Asıl soru, bunun yeni bir avro borç krizinin başlangıcı mı olduğu, yoksa piyasaların aşırı mı tepki verdiği" sorusunu gündeme getirerek, piyasaların siyasi karar alıcıları somut adımlar atmaya zorlamaya devam edeceğini savundu.

Fransa'daki mali ve siyasi sorunların diğer Avro Bölgesi ülkelerine ne ölçüde yayılacağı ise önümüzdeki dönemde piyasaların yakından izleyeceği başlıklardan biri olacak.

Haber Girişi Baki Sancak - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
12.354,2100 Değişim 131,18 Son veri saati:
Düşük 12314,32 Yüksek 12445,5
Açılış
49,186 Değişim 0,0862 Son veri saati:
Düşük 49,0951 Yüksek 49,1813
Açılış
55,3384 Değişim 0,3223 Son veri saati:
Düşük 55,0372 Yüksek 55,3595
Açılış
6.575,0670 Değişim 86,603 Son veri saati:
Düşük 6489,483 Yüksek 6576,086
Açılış
96,6864 Değişim 1,5222 Son veri saati:
Düşük 95,3546 Yüksek 96,8768
Açılış
BİST En Aktif Hisseler