Oluşturma Tarihi 07 Ekim 2026 09:05
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 15-16 Eylül toplantısına ilişkin tutanaklar bu akşam açıklanırken, yatırımcıların odağında yeni bir faiz artırımının gelip gelmeyeceğinden çok zamanlaması bulunuyor. Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkaran Fed'in gelecek dönemde enflasyon, istihdam ve enerji fiyatlarına ilişkin değerlendirmeleri yakından izlenecek.
FED'İN EYLÜL KARARININ PERDE ARKASI AÇILIYOR
Fed, 15-16 Eylül'deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Karar 12'ye karşı sıfır oyla alındı.
Fed karar metninde ekonomik faaliyetin sağlam bir hızda genişlemeye devam ettiğini, yurt içi harcamaların dirençli olduğunu ve sermaye yatırımlarının güçlü seyrettiğini belirtti. Buna karşılık enflasyonun hâlâ yüksek olduğu vurgulandı.
Toplantıyla birlikte açıklanan ekonomik tahminler de sıkılaşmanın eylül kararıyla bitmeyebileceğine işaret etti. Fed yetkililerinin 2026 sonu için politika faizi medyan tahmini yüzde 4,1'e çıktı.
Eylül toplantısı sonrasında faiz aralığının orta noktası yüzde 3,875 seviyesinde bulunurken, bu tahmin yıl bitmeden en az bir faiz artırımı daha yapılabileceği beklentisini güçlendirdi.
Ancak tutanakların önemi yalnızca eylül kararının ayrıntılarından kaynaklanmıyor. Oy birliğiyle alınan bir karar, Fed üyelerinin gelecekte atılacak adımlar konusunda da aynı görüşte olduğu anlamına gelmiyor.
Tutanaklarda özellikle yeni bir faiz artırımının hangi şartlara bağlandığı aranacak. Enerji fiyatlarındaki yükselişin ne ölçüde kalıcı bir enflasyon riski olarak görüldüğü, gümrük tarifelerinin fiyatlara etkisinin nasıl değerlendirildiği ve iş gücü piyasasındaki yavaşlamaya ne kadar ağırlık verildiği kritik olacak.
EKİMDE FAİZ ARTIRIMI İHTİMALİ YÜZDE 20,5'E GERİLEDİ
Piyasanın eylül toplantısından bu yana geçirdiği değişim vadeli işlemlerde belirgin şekilde görülüyor.
7 Ekim sabahındaki fiyatlamalara göre Fed'in 27-28 Ekim toplantısında en az 25 baz puanlık yeni bir faiz artırımı yapma ihtimali yüzde 20,5'e geriledi. Aynı olasılık yaklaşık bir hafta önce yüzde 51 seviyesindeydi.
Böylece yatırımcıların ekim ayında faiz artırımına verdiği ağırlık birkaç işlem gününde yarıdan fazla azaldı. Piyasa, Fed'in ekim toplantısında mevcut faiz aralığını korumasını daha güçlü bir ihtimal olarak görüyor.
Ancak bu durum faiz artırımlarının sona erdiği anlamına gelmiyor. Beklentinin önemli bölümü daha ileri bir tarihe kaymış durumda.
Aralık toplantısında faiz artışı ihtimali yüzde 84,5 civarında fiyatlanıyor. Böylece piyasanın temel senaryosu, Fed'in ekimde bekleyerek ekonomik verileri izlemesi ve koşullar değişmezse yılın son toplantısında yeniden faiz artırması yönüne kaymış durumda.
İSTİHDAM VERİLERİ BEKLENTİLERİ DEĞİŞTİRDİ
Piyasalardaki bu değişimde ABD iş gücü piyasasından gelen son veriler de etkili oldu.
Eylülde tarım dışı istihdam 29 bin kişi arttı. İşsizlik oranı yüzde 4,1'den yüzde 4,2'ye yükseldi. Temmuz ve ağustos aylarına ilişkin istihdam verileri de toplam 60 bin kişi aşağı yönlü revize edildi.
Ücret tarafında da hız kaybı görüldü. Ortalama saatlik kazançlar eylülde aylık yüzde 0,1 artarken, yıllık ücret artışı yüzde 3'e geriledi.
Bu tablo Fed'in önündeki dengeyi daha hassas hale getiriyor. Enflasyon baskısı faizlerin yüksek tutulmasını gerektirirken, istihdamdaki soğuma hızlı bir sıkılaşmanın ekonomi üzerindeki maliyetini artırıyor.
FED ÜYELERİ YENİ FAİZ ARTIŞI KONUSUNDA AYRIŞIYOR
Fed içinden son günlerde gelen açıklamalar da yeni faiz artırımının zamanlaması konusunda ortak bir çizgi bulunmadığını gösteriyor.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, eylüldeki faiz artırımını desteklediğini ancak bundan sonraki adımların son dönemde ortaya çıkan enflasyon baskılarının ne kadar kalıcı olduğuna bağlı olacağını belirtti.
Petrol fiyatlarının yükselmesi, yeni tarifeler ve yapay zekâ yatırımlarının yarattığı güçlü teknoloji talebi enflasyon üzerinde yeni baskı kaynakları oluşturuyor.
Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid ise enflasyonla mücadele için daha fazla faiz artışına ihtiyaç duyulabileceğini savunuyor.
Bu nedenle bu akşam yayımlanacak tutanaklarda yalnızca eylül toplantısının nasıl geçtiğine değil, Fed içinde hangi görüşün ne kadar ağırlık kazandığına da bakılacak.
Özellikle üyelerin yüksek enerji fiyatlarını geçici bir arz şoku mu yoksa daha kalıcı bir enflasyon tehdidi mi olarak değerlendirdiği önemli olacak. İş gücü piyasasındaki yavaşlamanın para politikasında beklemeyi gerektirecek kadar önemli görülüp görülmediği de piyasaların sonraki faiz tahminlerini etkileyebilir.
Fed'in ekim kararına kadar önünde yeni veriler de bulunuyor. ABD'nin eylül ayı tüketici enflasyonu 14 Ekim'de, üretici enflasyonu ise 15 Ekim'de açıklanacak.
Dolayısıyla bu akşamki tutanaklar faiz patikasının şekillenmesinde önemli bir gösterge olacak ancak son söz niteliği taşımayacak. Tutanaklardan çıkacak mesaj ile önümüzdeki haftalarda açıklanacak enflasyon verileri birlikte değerlendirilecek.