Oluşturma Tarihi 07 Ağustos 2026 09:37
Goldman Sachs, ABD'nin Japonya'nın para birimini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği ortak döviz müdahalesinin doların küresel rezerv para statüsünü tehdit edeceği yönündeki değerlendirmelere katılmadığını bildirdi.
Banka, doların derin sermaye piyasaları, yüksek likidite seviyesi ve dünya genelindeki yaygın kullanım ağı sayesinde yakın vadede başka bir para biriminin bu konuma ulaşmasının zor olduğunu belirtti.
Goldman Sachs stratejistleri, geçtiğimiz ay ABD ve Japonya'nın yenin değer kaybını sınırlamak amacıyla gerçekleştirdiği ortak müdahalenin ardından bazı yatırımcıların doların rezerv para rolüne ilişkin soru işaretleri taşıdığını ifade etti.
Japonya'nın dünyanın en büyük yabancı ABD Hazine tahvili yatırımcısı olduğuna dikkat çekilirken, Washington yönetiminin Tokyo'ya verdiği desteğin, gelecekte ABD'nin diğer ülkelerin Hazine tahvili satışlarını kısıtlayabileceği yönünde bir algı oluşturabileceği iddia edilmişti.
Ancak Goldman Sachs Stratejisti Michael Cahill ve ekibi, bu değerlendirmeye daha temkinli yaklaştı. Banka yetkilileri, doların rezerv para konumunun zarar göreceği sonucuna ulaşmanın çok güçlü varsayımlara dayandığını belirtti.
Goldman Sachs, Japonya'nın ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Foreign and International Monetary Authorities (FIMA) Repo Facility imkanına erişebilmesinin doların en önemli avantajlarından biri olduğunu vurguladı.
Bu mekanizma sayesinde yabancı merkez bankaları, ellerindeki ABD Hazine tahvillerini doğrudan satmak yerine teminat olarak kullanarak dolar likiditesine ulaşabiliyor.
Goldman Sachs'a göre bu sistem, doların hem ekonomik istikrar dönemlerinde rezerv olarak tutulmasını hem de finansal kriz dönemlerinde likidite ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak küresel para sistemindeki güçlü konumunu destekliyor.