Oluşturma Tarihi 02 Ekim 2026 09:23
ABD Merkez Bankası'nda faiz politikası tartışmaları sürerken Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, enflasyonla mücadele kapsamında yeni faiz artışlarına ihtiyaç olduğunu söyledi. Logan, 1 Ekim'de Dallas'ta yaptığı konuşmada, eylül toplantısında gerçekleştirilen 25 baz puanlık faiz artışını önemli bir ilk adım olarak değerlendirdi. Ancak mevcut faiz seviyesinin ekonomiyi yeterince sınırlamadığını savundu.
Logan'ın açıklamaları kendi görüşlerini yansıtırken Fed'in ortak politika kararını temsil etmiyor.
LOGAN: EN AZ 50 BAZ PUAN DAHA ARTIRILMALI
Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak hedef aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltmişti.
Logan, faizlerin mevcut seviyesinden en az 50 baz puan daha artırılması gerektiğini belirtti. Dallas Fed Başkanı'na göre birkaç ek faiz artışı, para politikasını ekonomiyi sınırlayacak seviyeye taşıyarak enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefine yönelmesine yardımcı olabilir.
ENFLASYON YÜZDE 2 HEDEFİNİN ÜZERİNDE
Logan'ın faiz artışı çağrısının temel nedenlerinden biri, enflasyonun henüz Fed'in yüzde 2'lik hedefine dönmemiş olması.
Geçici fiyat baskılarının azalmasıyla enflasyonun gerilediğini belirten Logan, mevcut eğilimin fiyat artışlarını yüzde 2 yerine yüzde 2'lerin ortasına taşıdığını söyledi.
ABD ekonomisinde büyümenin güçlendiğine ve iş gücü piyasasının dengeli kaldığına dikkat çeken Logan, işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Bu görünümün, Fed'e enflasyonla mücadele için para politikasını daha fazla sıkılaştırma alanı sağladığını savundu.
TAHVİL FAİZLERİNDEKİ YÜKSELİŞ HESABI DEĞİŞTİREBİLİR
ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerindeki sert yükseliş, ekonomideki finansman koşullarını da sıkılaştırıyor. Logan, faizlerin ekonomiyi hangi seviyede sınırlamaya başlayacağının kesin olarak bilinmediğini ve bunun daha geniş finansal koşullara bağlı olduğunu ifade etti.
Uzun vadeli piyasa faizlerinin yüksek kalmasının, Fed'in politika faizini ne kadar artırması gerektiğine ilişkin hesabı etkileyebileceğine işaret eden Logan, tahvil piyasasındaki gelişmelerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi son dönemde 2002'den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı. Tahvil faizlerindeki yükseliş, mortgage ve şirket borçlanma maliyetleri üzerinden ekonominin geneline yansıyor.
FED İÇİNDE FAİZ ARTIŞININ ZAMANLAMASI TARTIŞILIYOR
Logan daha fazla faiz artışını savunurken Fed içinde yeni bir artışın ne zaman yapılması gerektiği konusunda farklı görüşler bulunuyor.
New York Fed Başkanı John Williams ve Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yeni bir faiz kararı öncesinde ekonomik verilerin izlenmesi gerektiğine işaret eden temkinli açıklamalarda bulundu.
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de ek faiz artışlarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtirken bunun ekim toplantısında gerçekleşmesinin zorunlu olmadığı görüşünü dile getirdi.
Bu nedenle Logan'ın en az 50 baz puanlık artış değerlendirmesi, Fed'in gelecek toplantılarda kesin olarak bu büyüklükte bir faiz artışı yapacağı anlamına gelmiyor.
GÖZLER FED'İN EKİM TOPLANTISINDA
Fed'in bir sonraki para politikası toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Piyasalarda ekim ayında yeni bir faiz artışı beklentisi son günlerde gerilerken yatırımcılar enflasyonun yanı sıra istihdam, ücretler, tüketim ve ekonomik büyüme verilerini takip ediyor.
Reuters'ın 1 Ekim tarihli haberine göre piyasalarda ekim toplantısında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 25 seviyesine kadar geriledi.
Logan ise gelecekteki kararlarını iş gücü piyasası, fiyatlar, büyüme, tüketim ve finansal koşullardaki gelişmelere göre şekillendireceğini belirtti.
Fed'den gelen açıklamalar, ilave faiz artışlarının gündemde kalmaya devam ettiğini ancak artışın zamanlaması ve büyüklüğü konusunda kurum içinde farklı görüşlerin bulunduğunu gösteriyor.