Oluşturma Tarihi 22 Ekim 2026 09:45
S&P Global Market Intelligence'ın tahminlerine göre Fed, ECB ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) yıl bitmeden faizlerini 25 baz puan artırabilir.
Kuruluşun ABD ve Japonya tahminleri piyasa fiyatlamalarıyla genel olarak örtüşürken, Avrupa için öngörülen artış daha erken bir sıkılaşmaya işaret ediyor.
ECB İÇİN KRİTİK TARİH 29 EKİM
S&P, ECB'nin 29 Ekim toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğini tahmin ediyor. Bu beklentinin temelinde enerji fiyatları ve üretim maliyetlerindeki yükselişin enflasyonu artırma riski bulunuyor.
Ancak piyasada görüş birliği yok. Danske Bank, 20 Ekim tarihli değerlendirmesinde ECB'nin ekim ayında faizleri sabit tutmasını bekliyor. Bankaya göre enerji fiyatlarındaki artış manşet enflasyonu yükseltse de fiyat baskılarının ekonominin geneline yayılması henüz yeni bir faiz artışını zorunlu kılacak düzeyde olmayabilir.
Bu nedenle ECB'nin kararında enerji kaynaklı enflasyonun kalıcılığı belirleyici olacak.
FED'İN FAİZ KARARINDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Fed'in 27-28 Ekim toplantısı öncesinde güçlü ekonomik veriler, yüksek enflasyon ve artan enerji maliyetleri faiz artışı ihtimalini gündemde tutuyor. Buna karşılık yükselen tahvil getirileri finansman koşullarını sıkılaştırıyor.
S&P, yıl sonuna kadar 25 baz puanlık artış beklerken ekim ayında da faiz artışı ihtimalinin yükseldiğini belirtiyor. Ancak 16-20 Ekim tarihlerinde 100 ekonomistin katıldığı araştırmada, 94 ekonomist Fed'in ekim ayında faizleri sabit tutacağını öngördü. Katılımcıların tamamı aralık ayında artış bekledi.
PETROL FİYATI TAHMİNİ 100 DOLARI AŞTI
S&P'nin faiz beklentilerinde enerji fiyatlarındaki yükseliş önemli rol oynuyor. Kuruluş, Brent petrolün 2026'nın son çeyreğinde varil başına ortalama 100 doların biraz üzerinde olmasını bekliyor. Eylül ayındaki tahmin ise 90 doların biraz altındaydı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin ulaşım ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu besleyebileceği değerlendiriliyor. Kuraklık, gübre tedarikindeki sorunlar ve El Niño kaynaklı iklim riskleri de gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.
Girdi maliyetlerindeki artışın birçok ülke ve sektörde hızlanması üzerine S&P, büyük ekonomilerin 2026 ve 2027 enflasyon tahminlerinin çoğunu yukarı yönlü güncelledi.
KÜRESEL BÜYÜME TAHMİNİ YÜKSELDİ, 2027 RİSKLERİ ARTTI
S&P, 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 2,6'ya yükseltti. ABD, Güney Kore ve Avustralya'dan gelen güçlü veriler bu revizyonda etkili oldu. Ancak yeni tahmin, yıl başındaki yüzde 2,9'luk beklentinin altında kaldı.
ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış yaklaşık yüzde 4 büyüdüğüne işaret eden öncü veriler ve dünya ticaretindeki artış, küresel ekonominin enerji maliyetlerine karşı dirençli kaldığını gösteriyor.
Buna karşın yüksek emtia fiyatları ve sıkı finansal koşullar nedeniyle S&P, büyük ekonomilerin 2027 büyüme tahminlerinin çoğunu aşağı çekti. Yüksek faizler yatırımları ve tüketimi sınırlarken kamu borçlanma maliyetlerini de artırabilir.
TAHVİL GETİRİLERİ DOLAR, EURO VE ALTINI NASIL ETKİLEYEBİLİR?
S&P'ye göre ABD'nin 10 yıllık devlet tahvili getirisi yıl başından bu yana 100 baz puanın üzerinde yükseldi. Enflasyon beklentilerinin yanı sıra reel faizlerdeki artış ve yatırımcıların daha yüksek getiri talebi de bu yükselişte etkili oldu.
Fed'in faiz artışlarını sürdürmesi, diğer koşullar sabit kaldığında doları destekleyebilir. ECB'nin beklenenden erken faiz artırması ise euroya olumlu yansıyabilir.
Yükselen reel faizler ve tahvil getirileri, altının elde tutulma maliyetini artırarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak jeopolitik riskler ve güvenli liman talebi bu etkiyi sınırlayabilir.
Türkiye açısından küresel faiz artışları, dış finansman maliyetleri ve gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımları bakımından önem taşıyor. Ancak raporda Türkiye'ye yönelik doğrudan bir kur veya faiz tahmini bulunmuyor.
GÖZLER MERKEZ BANKALARININ FAİZ KARARLARINDA
Fed, ECB ve BoJ'un kararları, küresel piyasaların yılın son bölümündeki seyrini etkileyebilir. Özellikle ECB'nin ekim ayında faiz artırıp artırmayacağı, S&P'nin piyasa beklentilerinden ayrışan tahminini sınayacak.
Fed'in ekimde faizleri sabit tutması durumunda aralık toplantısına ilişkin beklentiler öne çıkacak. Merkez bankalarının kararları ve verecekleri mesajlar, tahvil getirileri, döviz piyasaları ve küresel finansman koşulları açısından belirleyici olacak.